Beyazperdede etik problematik keyfi: Force Majeure

Bu yazıyı paylaş
İçerik

Beyazperdede etik problematik keyfi: Force Majeure

Yazı: Melikşah Altuntaş – İllüstrasyon: Can Çetinkaya
ÖNCEKİ Erzincan dağlarında bir medea: Nesrin Cavadzade SONRAKİ Bill Murray sevginizi depreştirecek 12 sevimli detay

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde izleyici karşısına çıktığı mayıs ayından beri yılın en çok konuşulan sinema olaylarından birine dönüşen Force Majeure, seyircisine beyazperde karşısında ecel terleri döktüren, gerçek bir insanlık sınavı!

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Involuntary ve Play filmleriyle ülkesi İsveç’te ve Cannes başta olmak üzere çok sayıda önemli festivalde övgüyle karşılanan genç yönetmen Ruben Östlund, uluslararası bir hite dönüşen yeni filmi Force Majeure (Turist) ile kariyerindeki asıl sıçramayı gerçekleştirmiş görünüyor.

Force Majeure’ün uluslararası arenada bu denli bağıra basılmasının nedenlerinden biri, hiç kuşkusuz birkaç yıl önceki A Seperation hadisesinde olduğu gibi, dünyanın dört bir yanında yaşayan ve birbirinden farklı dillerde konuşan insanların ortak duygularına hitap edip, her an karşısına çıkabilecek bir gündelik problematiği merkeze alarak, birlikte yatağa girdiğimiz sevdiklerimizi sorgulamamıza neden olabilecek bir hikâyeye odaklanması.

Image

KAÇ BABA KAÇ!
Anne baba ve iki çocuktan oluşan İsveçli bir ailenin kayak tatili sırasında, çığ düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalınan bir anda, babanın bir anda ailenin diğer üyelerini bırakıp kaçması, fakat olayın kontrol altına alındığı birkaç saniye sonra kaçtığı yere geri dönmesiyle yaşananları konu alan Force Majeure, aile kavramını vahşice didikleyerek, aidiyet ve nedamet duygularıyla dalgasını geçiyor.

İnsan ruhunun karanlık güdülerini, basit gibi görünen bir olay üzerinden sorgulamaya girişen ve insanı birtakım etik soru ve sorunlarla yüzleşmeye iten film, karakterleri de kendi süresi içerisinde birbiriyle tartıştırarak, mutlak bir doğrunun mevcudiyeti olup olamayacağı üzerine kafa yormaya davet ediyor.

Hikâye içerisinde seyircisini ahlakî bir ikilemle baş başa bırakıp aradan çekilmeyi de ihmal etmeyen yönetmen Östlund, son dönem beyazperdeye yansıyan Adore, The Skin I Live In ve Le Passe gibi filmlerde de şu veya bu şekilde seyirciyle muhatap edilen etik meselelerden birini, izleyicinin başına örüp, muazzam bir final sekansıyla son darbeyi indiriveriyor.

Image

YÖNETMEN YOUTUBE’CU ÇIKTI!
Esasında gerçek bir YouTube gediklisi olan Ruben Östlund, pek çoğumuz gibi saatlerini bir YouTube videosundan diğerine sıçrayarak harcayan tiplerden biri. Fakat onun geri kalanımızdan farkı, izlediği, dinlediği bu farklı dünyalardan aldığı ilhamın tümünü kendi aklındaki bir hikâyeyle birleştirerek ortaya sarsıcı bir film çıkarabilmiş olmak.

Force Majeure’ün çok sayıda sahnesi ve filmde hem bir separatör işlevi görüp, hem de karşı karşıya kaldığımız gerçekliğin epikliğine gönderme yapmakla görevli Vivaldi’nin “Yaz” konçertosu, temelde birer YouTube videosuna dayanıyor. Çığ düşme sahneleriyle aklını bozmuş bir dönemi esnasında Östlund’u harekete geçiren bir video, filmin ana fikrini katmerlerken, İspanya’da yaşanmış gerçek bir başka olayın videosu da filmin final sekansına ilham vermiş. Vivaldi’nin, tamamı kar manzaralarıyla süslü filmle gerçek bir tezat oluşturan “Yaz”ı ise filmde, 12 yaşındaki bir çocuğun yorumundan oluşan bir YouTube videosundan aynen alınmış haliyle duyuluyor.

İnternet dünyasıyla bu kadar haşır neşir olmuşken, başrol erkek oyuncusuna da ağlayacağı sahnenin oyununu verirken, internete “best cry ever” yazıp aratmak ve çıkan videoları izletmekten çekinmeyen yönetmen Östlund, başta Altın Küre olmak üzere çok sayıda ödüle aday gösterilen (bazılarını eve götüren) filminin Oscar adayları arasında yer alıp almayacağını öğreneceği ânı da videoya kaydedip YouTube’a yüklemekten geri kalmamış. Filmin yapımcısı Erik Hemmendorff ile birlikte bir otel odasında, internetten açıklanan adayları izleyen Östlund, yüzbinlerce kişi tarafından izlenen bu videoda, filmin adaylar arasında yer alamamasından sonra yapımcısıyla birlikte sinir krizleri geçirip, teselli bulmaya çalışıyor.

Image

KARLA KARIŞIK MİZAH
Günümüz Avrupa sinemasının en ciddi meselelere yaklaşırken dahi, mizahî bir dokunuşu elden bırakmayan yönetmenleri arasında rahatlıkla sayılabilecek Östlund, gerçek hayattaki bu tavrını, Force Majeure’ün de her bir ânına inci gibi işlemeyi ihmal etmemiş. Filmin sinir bozucu gerçeklik duygusu bir yana, olup bitenlerle inceden alay da eden Östlund, karakterlerinin davranış bozukluklarına, abartılı hareketleri ve gündelik endişelerine de izleyicisini sıkça güldürüyor. 

Özenli senaryosu, kararlı sinematografisi ve sinir yıpratan tonuyla, uzun süredir İsveç sinemasından çıkan en sağlam işlerden biri olan Force Majeure, yılın kaçırılmaması gereken, en iyi filmlerinden biri olarak dimdik karşımızda duruyor. Böylesi bir sinemasal ziyafeti Filmekimi ve Altın Portakal’da ıskalamış izleyiciye de bir kez daha bu tecrübeyi perdede görebilme şansı doğuyor ve film bu ay Türkiye’de vizyona giriyor. Bu fırsatı tez elden değerlendirmek şart!

ÖNCEKİ Erzincan dağlarında bir medea: Nesrin Cavadzade SONRAKİ Bill Murray sevginizi depreştirecek 12 sevimli detay
Bu yazıyı paylaş